Mayıs 2018 itibariyle

Yazıyorum çiziyorum ama gizli kapaklı olduğu için istediğim hazzı alamıyorum. O yüzden bir istisna yapayım gene, zamanında bir günümü anlattığım gibi, son dönemdeki ben’e dair üç beş madde karalayıp blogu çalkalayayım.

Ben’den haberler… (Magazinsel boyutunu geçersem, aslında şahsen tanıyan gören insanların bilip belki de gözardı ettikleri detaylardır. Dümdüz.)

  • Aklıma ilk gelenden başlayayım. Eve tartı aldım. Dijital. Geçtiğimiz ay ailemin yanına gittiğimde tartılmıştım galiba en son. 67 küsur kiloyum. Sabitledim bildiğin. Üniversitede 64 civarında kaldım hep. Askere gitmeden 70’tim. Döndüğümde 61. Şimdi gene yükseldi tansiyonum ya. Düş ulan.
  • Bazı sağlık problemleri yaşar gibi olmuştum. Yakınlarda. Sonra bazı ciddi testleri oldu bunların. Ameliyat masalı testleri. Birkaç bir şey söylendi, onca ilaç yazıldı, ama bende bir ferahlama oldu daha çok. Çok şükür ciddi değillermiş. İlaçları birkaç kez kullanmayı denedim. Buzdolabında duruyor hepsi. Sorunların çözümü bu şekilde olmamalı. Dedim. Her bilginin o an için geçerli olduğuna inanıyorum ben.
  • Kılık kıyafeti kendime yakıştırma konusunda dertliyim genel olarak, bilen bilir. Anlık alışverişler yaptığım, uzun planı sallamadığım için, günbatımı güneşi sarısı tişörtüm de var, polo tişörtlerim, afrika kabile tişörtüm de, ve gömlekler desen de farksız, her biri başka bir insanın gardırobundan fırlamış gibi. Fakat az çok bi rayına oturuyor izlenimi veriyorum kendime ya. Hayırlısı.
  • Kısa süreli bir ortama dahil oluyorsam – iş maksatlı, eğitim, sosyal etkinlik – enerjisi bol, heyecanlı, rekabetçi bir kişiyim. Tanıdığım kişilerle çevrelenmişken bu yanım biraz daha sönük kalıyor. Orta halli bir karakter yansıtıyorum. Durgun sular. Değişkeniz elbette, gün günü tutmuyor en doğalı da bu.
  • Geçtiğimiz ay ilk defa başıma geldi. Fark edilse çok utandırıcı bir anda, yan yatarken çıktı çenem, sağ taraftan. O anki telaşla birkaç hamlede girdi. Fark etmedi bile. Sonrasında da bizimkilerin yanından dönerken esnedim ve gene aynı yerden çıktı çenem. Sonra yerleştirdim gene. Ağzımı geniş açmamaya çalışıyorum. Değişik bi deneyimmiş. Doktora gitsem gerek.
  • Acelem kalmadı pek. Olacak olan olacaksa, ipleri bileklere dolayıp kasılmanın anlamı yok. Eh öyle zaten diyorsunuzdur. Öyledir de benim aklım sonradan sonradan geliyorsa başıma. Başım kim bilir hangi bulutun koynunda dinleniyor. Bulutlar umulmadık hareket edince de, boynum sık sık ağrıyor.

dsc_0377.jpg

  • Genelde omzum ağrıyor yani. Çakracı arkadaşlar bağlantı kurmuşlardır. Söylediklerin ya da söylemediklerinle derttesin dostum, diyeceklerdir. Bilmem ki.
  • Spotify’da gezinirken sıradışı güzellikte parçalar buluyorum son zamanlarda. Daima aynı hedefe aynı sokaklardan geçmiş olan ben, müzik konusunda yani, bu gelişmelerden bir hayli memnunum. Sırf farklılık olsun diye de random müzik dinlemiyorum haliyle. Yakındığım bu durumu şu sıra yaşamıyorum, özetle.
  • Flörtleştiğim insanlarla bi yerden sonra iş komediye dönüşüyor.
  • Önemsiz detayları günlük hayatımda sohbet konusu yapmıyorum. Önemli olanları da yapmıyorum açıkçası. Sadece arada derede kalmış olanların oluşturduğu küme var. İnsanlar öne çıkmak motivasyonuyla sırası pek de önemli olmaksızın dökülüyorlar. Sonra da ya tabii ki ne umursayacağım gibisinden hava katılarak helyum balonları gibi yükseliyorlar.
  • Reklam içeriğinde bir hayat yaşamıyorum. Şova dönüştürmüyorum bana, hayatıma dair hiçbir şeyi, içeriğinden nemalanmıyorum yani. Fictitious comodity olamayacak kadar değerli yaşam, benim yaşamım özelinde bunu savunabilirim ya da.
  • Hangi tür ilişki olursa olsun, katılımcıların aklına, iş bitince, yalnızca o da tek tük olmak üzere sevgiye dair parçacıklar geliyor gelirse. Sevginin varlığı ya da yokluğu üzerinden oluşmuş hepsi. O sebeple, geçenlerde gene anladım ki, sevgiyi göster gitsin. Çiçekler açıveriyor anında.
  • Hala insanların epey bir kısmının mal olduğuna eminim. Bu değişmedi. Sabit değer.
  • Seyahat planım vardı ve iptal ettim. Yolculuk gene var, fakat yönü değişmiş bu sefer. Bakalım.
  • Bir soru vardı, “yerleşmeyi mi istiyorsun, dallarda gezinmeyi mi?” diye. İkisi de ayrı ayrı çeliyor. Ama zor olan yerleşmek. Ve gönlüm de onda diyebilirim.
  • Bisikletime binmeyi özledim. Batı bölgelerimizde gezmelik tur planladım. Bizim kalbimiz de buna atıyor be. Naparsın.
  • İyice aileci oldum. Sevgi fışkıran bir fıskiye oldu göğsüm nedense. Aile dışında da öyle. Ama aile ve merhamet, ve birlik, ve bağlılık temalarında yoğunlaşmış vaziyette ruhum. Gerçekten enteresan. Bundan bi 3-4 sene öncesini düşününce.
  • Yemek yapıp durayım, sevdiklerime sunayım, birlikte oturup yiyelim, az da övüneyim kafasındayım şu sıra. Mutfakta çok şükür yok yok zaten, fırın hariç, o yüzden menü de geniş. Elimden de geliyor sahiden. Birilerini çağırıp çağırıp bir şeyler pişirip, yemek teklif ediyorum. Noldu, yılanın başı ay’ın koynunda mı dolaşıyor?
  • Böyle şeyler işte.

Teşekkürler.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s