Sıcak bastı soğuk bastı Satı kadın bağı bastı

Bulaşıkları yıkadım. Çarşafı, yorgan kılıfını, yastık kılıflarını ütüledim. Birkaç bölüm dizi izledim.

Zamanında bahanem vardı. Bahane mi hakikat mi, ya da hangisine daha yakın, pek emin değilim. Tek başınayken dizi izleyemediğim yönünde. (Kalabalık seviyorum) Sevmediğim konusunda dürüstüm. İzlemediğim konusunda da. Yenilerde açıp izleyebiliyorum. Birkaç günde bir bölüm. Sonra sıkıyor o da. Ama evdeysem ve yağmur yağışını vurguluyorsa, hikayesi ele geçiren serüvenli bir tanesine bakabiliyorum.

Dönem dönem, diyorum. İnsan bir gün bir halkanın içinde. Öteki gün diğer halkaya adımını atmış. En doğrusu bu, en doğrusu şu, olması gereken bastığım diye diye.

Halkları yerden toplayıp koluma taktım. Kimisi boynuna geçirmiş. Ataları upuzun boylu bir arkadaşım atalarının bodur boyunları karşısında içerlenik bir başka arkadaşıma atalarla işleri olmadığını söyleyince, hikmetini açıklamadan söyleyince, ataları siktir et deyince, atları nereye park edeceğiz ya, diye soru almıştı. (Atları atalardan ayırmalı mıydı, ayırmamalı mıydı.

Yalnız kalmalı mıydı. Koridorda bulunduğunda tek başına mıydı. Soru düşündürüyor. Cevap kolay lokma: kimin bulduğuna bağlı.

Veda notu bırakmış mıydı. Not defterinde yazanlar okunaklı mı. Yazısı okunaklı mı.

Veda edecek kadar vakit varsa düzmecedir hepsi. Veda edecek vakit varsa plan yapılmış demektir.) Arkadaşların arası iyi şimdi.

Yatağın üzerine attım takımı. Sonra yere. Çarşafı geçirip yastıklara. Sonra yorgan kılıfına sıra geldi. Kolayını öğretildim tabii. İkinci kata çıkıyoruz beyler. Silah temizledik, eller yağlı. Yıkayın geçer. Çarşaflar yeni geldi çamaşırhaneden. Yarın gelecek dümbeleklerin ilk kafilesi. Sıkı geçirin çarşafları, üstünde bozuk para sekecek kadar gergin olsun. İkili çalışırsanız daha çabuk biter. Yok yok ömür bu kadar çalkantıyı kaldırabilir mi. Bu ne ki be aslanım. O ne ki.

Tuttum köşelerden. Düğmelerin yer aldığı ayak kısmından. Çırptım havada bilmemkaçkez. Yükselip alçaldı yatağın üzerine. Düğmeleri ilikledim. (Giyilen mi ilikleniyordu sadece, bilemedim.) Diğer köşeler de kontrol edilince doğruldum. Olmuş abisi.

Şikayet yok. Herkes illaki izini bırakıyor ama. Tokalaşmayı kısacık kessen de. Azarı tadında atsan da. Fırçayı ufak dozlarda yesen de. Sürtünmek değil de sürünmek eyleminden geçsen de. Köşe bucak yerini biliyor iz. Biliyor ki kalmış üzerinde.

Suç delillerini tek tek toplayıp avcumda öbek yapıyorum.

Koçum sırtını dik tut diyorum. Korseyi takmayı unutma.

Yardım isteyecek olduğum için kendime kızmıyorum. Amerikan bandını sonuna dek kullan diyorum. Gerdir lastiğini.

Bir ötekini yorgan kılıfı geçirirken seni lafa tutsun için isteme.

Güzel zamanların oldu. Güzel zamanlarda çarşaf takma sahnesi sinemada işlendi mi. Bağımsız kafada bir yönetmen, 26’sında, kariyeri olan kadınlardan da yatağa atmak için projesine sıkıştırmadıysa tabii.

Şimdi uyku. Ödül uykusu.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s