Koruyucu melek

Ketum. Varlığı yokluğu bir. Melekliği değilliği bir. Ama olması gerektiğinden fazla.

Zirveye çıkması ürpertici. Zirveden inmesi hayat memat mücadelesi oldu ama. Bu adam en son ne zaman kaymıştı ki. O da yarım yamalak.

12:00’den sonra teleferikler iptal. Şiddetli rüzgar nedeniyle. Zirveye çıkarken görüyorsun, kapkara bulutlar yaklaşıyor üzerine. Üzerimize. Güneşi arkamıza alacağız en azından.

_20180121_003749

Acemiyiz ama gururumuz var. En zorlu piste çıktık işte. Pistin yukarıdan üçte ikisi dik ve zorlu. Sonrasında eğim azalıyor ve kayması çok daha kolay ve keyifli hale geliyor.

Dik. İnsanlar vızır vızır geçiyor önünden. Aşınmış ve sertleşmiş alan var, bakir ve içine batan kenarlar var.

Adam şiddetli rüzgarları yanaklarında hissediyor. Bacakları tahtaları birbirine yakın tutabilmek için kasılmış. Dümdüz aşağıya kaydığı için akılalmaz hızlara ulaşmış. Ve dengeyi yitirince tehlikeli düşüşler yaşıyor.

Ve pat gene tepetaklak düşüyor adam.

İşte bu sıralarda, az arkadan altı sarı üstü pembe renkte kayak giysisiyle bir kadın yakınlarda yavaşlıyor, seyrini tahmin etmek zor. Aşağı kayıyor gibi değil de, birini bekliyor, arkadaşına ayak uyduruyor gibi. Adam az yerde kalıyor. Etrafına bakınıyor. Şiir gibi kayanlara. Kendisi gibi tengerlenenlere. Ve pembeli-sarılı üç beş metre ötede durmuş. Adama bakıyor.

Adam kalkıyor. Yılmak ne kelime. Hangi dil. Kimin uydurması. Bilmiyor. Sopalardan destek alıp korkutucu uğultu eşliğinde yamaçtan aşağı bırakıyor kendini. Hızına dayanamıyor, gene çakılıyor bir yere. Yüzünü gözünü kardan temizliyor. Soluklanıyor. Kalkma çabasındayken gene o sarılı-pembeli. Yakınlarda, seyrediyor gibi. İnsanlar yardımseverliklerini bazı çerçevelere saklıyor, diye düşünüyor adam. Düştüğü zamanlarda yanından hızla geçmeyenler ve geçip duranlar, seslenip yardım teklif ediyor çünkü. Pembeli-sarılı da vicdanının sesini dinliyor demek ki. Ama utandırıcı gene de. Düşüp duran rolünü başarıyla yerine getirmek.

Hadi kaplan. Düşmeden kalkabilir ve bir yerine bir hasar almadan atlatabilirsin bu turu. Daha çok yolun var.

Sola yaslanıp kayıyor adam. Eğime yenik düşüyor ama. Gene son sürat aşağı akıyor. Oluğu takip ediyor. Gene sola manevra yapıyor yavaşlamak için. Hafif bir yükseltiyle karşı karşıya kalıyor ve az havalanıp o hızla yere paralel birkaç metre öteye uçuyor. Ellerini önünde birleştirmiş ve süpermen gibi karı yararak gene birkaç metre sürükleniyor. Durduğunda başı yerde. Dirseklerden destek alarak kaldırıyor başını. Ayağının tekinin takılı olduğu tahta çıkmış, kim bilir nerde. Yüzü kar içinde. Kan olabilme ihtimalini düşünüyor adam. Olduğu yerdeyken biri önüne kırıyor. Başının ucuna turuncu bir tahta atıyor. Az duraksayıp uzaklaşıyor. Sarılı-pembeli. Adam gecikmeli teşekkür ediyor.

Üç kez kaydım aynı noktadan. Tesisin olduğu yere yaklaştıkça sorunsuz, düşmeden aktım da. Saat ilerledikçe soğuk arttı. Üstüm başım düşmenin etkisiyle açıldı, kar da içlere girdi. Gene ekipmanın getirdiği bir zorluk olarak riskli şekillerde düştüm. Arkadaş denk geldiğimiz noktada videomu çekmiş, onda da iki kez düşüyorum. İnşallah başıma dert olmaz diye diye yürüdüm ama. Napabilirsin. ‘Asla düşmemek üzere’ gönderilmedik, düşüşünü de gururla taşıyacaksın ama, bunu söyleyebiliriz.

Ve o kadını bir daha görmedim. Gördümse de dikkat etmedim. İfadesiz yüzü, odaklı zihniyle, o an kendisine bir görev verilmiş gibi yanımda oldu. Benimle değildi. Benden değildi. Gözetledi ve görevini tamamlayıp çekildi. Uzayan karın arasında kayboldu. Güçlü ve sessiz. Uyanık ve sonuca yönelik. Gerçek.

Pembe.

Sarı.

Gölgesiz.

Advertisements

1 Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s